İnme Sonrası

14 Mayıs 2010 – 23:05
İnme sonrasında gelişen ölümler bugün dünyada ölüm sebeplerinin 3. sırasında yer almaktır. Bunun dışında felç, konuşma ve anlama bozuklukları, hatta bunama, inmeden sonra kalıcı olabilir ve hasta yatağa ve yakınlarının bakımına bağımlı hale gelebilir. Halk arasında nuzül, felç gibi isimlerle de bilinen inme aniden gelen beklenmedik bir hastalıktır. Yapılan araştırmalara göre her yıl inme dolayısı ile ABDde 65 yaşın üzerinde 300 bin kişi sakat kalıyor ve bunun 18 bini hastanede yatarak tedavi görüyor. Özellikle ilerlemiş yaşlarda daha fazla ortaya çıkan inme, insanların iş yapamaz duruma getiriyor. Ancak inme geçirmiş bir hastayı topluma yeniden kazandırmak da bazı tedavilerle mümkün hale geliyor.

Felç Habercileri

13 Mayıs 2010 – 23:04
Geçici iskemik atak ani başlayan bir süre devam eden ve hemen hiçbir iz bırakmadan kaybolan nörolojik yetmezlik belirtilerinden oluşan durumdur. Bu süre 24 saati aşmamalıdır. Fakat genelde kısa olur. Yapılan araştırmalar sonucu bu terimin eski yunanda bile kullanıldığı göstermiş olmasına karşın gerçek niteliği ile tanınması ve de tedavisi son yıllarda olmuştur ve halen çalışmalar devam etmektedir. Geçici iskemik atak geçiren hastaların büyük çoğunluğu 1-3 yıl içinde felç hastası olmaktadır. Günümüzde gerek çevresel faktörler, gerekse beslenme alışkanlıklarından dolayı genç yaşta felç sanıldığından daha fazla görülmektedir. Hayati önem ve sosyal nedenlerden dolayı bu hastalığın erken dönem teşhisi bu hastalığa aday kişilerin felçten kurtulmasını dolayısıyla kendisinin bakım hastası olmasını önler. Evet bu hastalar hayati tehlikeyi atlatsalar bile bakım hastası olarak kalırlar, bu da çevresindeki yakınlarını sosyal ve ekonomik yönden etkiler. Gerek yaşlı gerekse genç olsun inme yani felç hastalığının habercisi olan geçici iskemik atakları tespit edip tedavisini yapmak büyük önem taşır.

Deli Dana

13 Mayıs 2010 – 23:04
İngilizcesi ile mad cow disease olarak adlandırılan Deli Dana hastalığı (Bovine spongiform encephalopathy - BSE - olarak da tanımlanmakta), sığırlarda görülen beyin hastalığıdır. Duruş, hareket, duyu bozuklukları ve beyindeki süngerimsi değişikliklerle kendini göstermektedir. Hastalığa yakalanan sığırların hareketlerinde anormallik olduğu için, bu hastalığa halk arasında "Deli Dana" hastalığı denildi. Deli Dana hastalığına çok benzeyen ve sadece koyunlarda görülen Scrapie hastalığının, yaklaşık 250 yıldır bilindiğini belirten uzmanlar bu hastalığın, diğer hayvan türlerine bulaşabildiğini açıkladılar. Scrapie hastalığından ölmüş bir koyun, sığırlar için hazırlanan yemlere katkı maddesi olarak kullanıldığında, hastalığın sığırlara da bulaştığı vurgulandı. Bilim dünyası, 1996 yılında, İngiltere'de 10 kişinin Creutzfeldt-Jakop hastalığı (Creutzfeldt-Jakop Disease=CJD) sonucu öldüğünü öğrendi. Bu ölümlerin nedeninin klasik CJD olmadığı ve sığırlardan insanlara hasta sığırların tüketilmesi ile geçen Deli Dana hastalığının insanlardaki şekli, yani yeni tip CJD (vCJD) olduğu bildirildi. Deli Dana Mustafa Sezgin İnsanoğlu son yıllardaki gelişen teknolojiyle adeta geleceğe meydan okurken doğa dakendi oyununu oynayarak kendini yeniliyor.. Atalarımızın ismini sıkça duymadığı birçok ...

Beyin Krizi

12 Mayıs 2010 – 23:04
Beyin krizi kalp hastalıkları ve Kanserden sonra en fazla ölüme sebep veren bir durumdur.Dünyada 3ncü sıradaki ölüm sebebidir. Beyin krizi orta ve ileri yaşta sakatlığın en önde gelen sebebidir. Bütün bunlara rağmen BEYİN KRİZİ önlenebilir bir durumdur. BEYİN KRİZİ NEDİR? Beyin krizi terimi ile anlatmak istediğimiz olay beynin bir bölgesinin kansızlığına veya bir bölgesine kanamaya bağlı olarak gelişen ve çoğunlukla felç şeklinde ortaya çıkan beyin damar hastalığıdır. 1 Tıkanan damar: Beyin krizi,beynin ihtiyacı olan kanı alamadığı zaman ortaya çıkan bir durumdur.Beyin ihtiyacı olan kanı kendisine taşıyan damarlar yolu ile sağlar.Beyin krizlerinin çoğu bu damarlardan kan akımını engelleyen pıhtı sebebi ile olur.Yani damardaki kan akımı pıhtı sebebi ile engellenir ve beynin bir bölgesinin ihtiyacı olan kanı ya hiç alamaz veya yetersiz alır ve sonucunda beyin krizi denen durum ortaya çıkar. 2 kanayan damar: Bazen de daha seyrek olarak beyin krizi zayıflamış damarların yırtılması ve kanın beyin içine veya beyin etrafına geçmesi ...

Beyin Kanamaları

11 Mayıs 2010 – 23:03
BEYİN İÇİNE OLAN KANAMALAR: Beyini besleyen damarların cidarının yırtılması sonucu,kanın beyin içine sızması ve beyin dokusunu tahrip etmesidir. Beyin damarları yaş ilerledikçe yıpranırlar ve elastiki özelliklerini kaybederler.Bu nedenle özellikle tansiyon yüksekliği olan yaşlı insanlarda sıklıkla yırtılarak beyin kanamaları oluştururlar.Hastaların bir tarafları felç olur.Ayak ve el (tutulan tarafda) tamamen veya kısmen felç olur.Ayrıca konuşma merkezinin tutulduğu durumlarda hasta konuşamaz. Genç yaşlarda beyin damarlarının cidarının zayıflaması sonucunda balonlaşması ve bu balonlaşan kısmın yırtılması neticesinde beyin kanaması oluşabilir.Damarlarda oluşan bu balonlara "ANEVRİZMA" adı verilir. Anevrizma rüptürü, yani anevrizma yırtılması her yaşta görülebilir. Önceden tespit edilmeleri mümkün değildir. Hastanın hiç bir şikayeti olmaz. Ani bir zorlanma,heyecanlanma ile balonlaşan damar yırtılabilir. 1. Beyin içine olan kanamalar 2. Beyin dışına olan kanamalar Sanatçı Ebru Gündeş'in kameralar önünde hastalanmasını hatırlarsınız. Anevrizma yırtılması ve oluşan beyin kanaması sanatçıyı anında komaya soktu. Yaşı 40 civarında olanlar hatırlarlar. Türk sinemasının kralı Ayhan Işık'da yine anevrizma kanaması sonucunda vefat etmişti. Anevrizma ...

Beyin Hastalıkları

10 Mayıs 2010 – 23:03
Beyin hastalıklarında genlerin rolünün kesin olarak bilinmediğini söyleyen Florance Nightingale Hastanesi doktorlarından, beyin hastalıkları cerrahı Prof. Dr. Orhan Barlas, hastalığın türüne göre tedavi olanaklarının çeşitli olduğunu da açıklıyor. Beyin hastalıkları'nın çeşitlerine gelince, Kalıtsal (gelişimsel) Tümöral Vasküler (damar) Enfeksiyon Travma Dejeneratif Metabolik Psikiyatrik olmak üzere 8 bölümde toplanıyor. Türkiye'de en çok görüleni ise damar hastalıkları. Kalıtsal hastalıklar içinde en sık rastlananlar arasında kafadaki şekil bozuklukları var. Örneğin, çocuğun kafası enlemesine ya da boylamasına normal ölçülerden farklılık gösteriyor. Üstelik şekil olarak da bariz bir biçimde anormallik oluyor. Tümöral hastalıklar ise, 100 bin kişiden 25'inde görülüyor. Tümörler ya beyin hücrelerinden (nöron) ya da beyin kılıfından çıkıyor. İyi huylu olduğu takdirde sorun yok. Ancak kötü huylu ise cerrahi müdahale gerekiyor. Peki tümör hangi belirtilerle ortaya çıkıyor? Özellikle sabahları uyanıldığında şiddetli başağrıları ve mide bulantısı ile kusma oluyor. Dolayısıyla bu tip durumlarda hemen bir doktora gitmek gerekiyor. Ayrıca beyin tümörleri vücutta oluşan diğer tümörlere benzemiyor. ...

Beyin Anevrizmaları

09 Mayıs 2010 – 23:02
Halk arasında baloncuk olarak bilinen anevrizma denince; genel olarak temiz kan taşıyan damarlara (arter) ait genişlemeler anlaşılır. Anevrizmalar aort damarı gibi çok geniş damarlarda oluşabildiği gibi, küçük ve orta boy damarlarda da teşekkül ederler. Bu bölümde konu edilen, bazen hiç bir belirti vermeden ani kanamalarla bazen çok dramatik sonuçlara yol açan beyin anevrizmalarıdır. Anevrizmalar yapı itibarı ile damar duvarının doğuştan zayıf olduğu noktalarda, genellikle de damarın daha küçük dallara ayrıldığı noktalarda oluşur. Damar duvarının zayıf olduğu noktada damar içi basınç (tansiyon) nedeniyle her kalp atımında damar duvarı zayıf noktadan dışarı doğru bombeleşerek baloncuk oluşur. Baloncuk duvarı, basınca dayanamadığı anda da patlar, patlama ya kendiliğinden olur ya da eforla oluşur. Örn. öksürme, ıkınma, cinsel temas gibi basınç artmasına neden olan aksiyonlar...

Alzheimer

08 Mayıs 2010 – 23:01
Alzheimer Hastalığı (AH) en sık görülen demans (bunama) tipidir. Bunama ya da demans, günlük yaşam aktivitelerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma sık karşılaşılan belirtilerdir. Bunama ya da demans, büyük çoğunlukla geri dönüşsüz ve ilerleyici bir durumdur. Alzheimer Hastalığı, kadın ve erkekleri eşit oranda tutar. Erişkinlerde, kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra gelen en sık ölüm nedenidir. Belirlenmiş risk faktörleri arasında ileri yaş ve ailede Alzheimer Hastalığının bulunması yer alır. Alzheimer Hastalığının seyri genellikle yavaştır. Alzheimer Hastalığının sıklığı yaşla birlikte artar. Alzheimer Hastalığı tanısı konan hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerinde olmakla beraber, kırklı ve ellili yaşlarda da görülebilir. Bu nedenle, sadece çok yaşlıların hastalığı şeklindeki kanı doğru değildir. Alzheimer Hastalığının kalıtsal ve kalıtsal olmayan tipleri bulunur. Kalıtsal tipi oldukça seyrektir (tüm Alzheimer hastalarının %1-5'i). Ellili yaşlardaki hastalar genellikle bu gruptandır. Kalıtsal olmayan tipi, ...

Ağrılarla Mücadele

07 Mayıs 2010 – 23:01
Hayatı bize zehir eden ağrılardan, doğru ilaçlar kullanarak kurtulmak mümkün. Ancak, çoğumuz yanlış ilaçlarla sağlığımızı tehlikeye atıyoruz. Doğru ilaç kullanılarak, ağrıların %85'ini kesmek mümkünken, yanlış kullanılan ilaçların başında ağrı kesiciler geliyor. Yapılan hatalarla ağrıdan kurtulmak amaçlanırken, zehirlenmeden böbrek yetmezliğine kadar birçok sağlık sorununa davetiye çıkarılıyor. Çekilen ağrılar nedeniyle dünyada 700 milyon iş günü verimsiz hale geliyor. Modern tıp imkanları ağrılara çözüm bulurken yapılan araştırmalar ağrı gidermek için uyumayı tercih edenlerin bile olduğunu ortaya koyuyor. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, ağrının kader olmadığına dikkat çekerek "Yeni yöntemler geliştiği için ağrı tedavisinde başarı %50'den %85'e kadar çıktı. Geçmişte ameliyatla hallolan birçok bel ağrısı günümüzde ameliyatsız, dışarıdan uygulanan yöntemlerle tedavi ediliyor" diye konuştu. Erdine, hastaların, birçok yanlış tedavi yöntemlerine yöneldiğini belirterek, bel ağrılarını dindirmek için beline jilet attıran hastalar dahi olduğunu anlattı. Ağrıdan şikayet eden hastaya, örneğin bel, boyun ağrıları çekenlere, ağrısız bir dönem sağlamanın tedavide önem ...

Ağrı Nedir

06 Mayıs 2010 – 23:01
Ağrı olayı, ince sinir sistemimizle, beyin, kas sistemimiz ve dolaşım sistemimizle doğrudan ilgilidir. Ancak bu iletişimin sırları tam olarak çözülebilmiş değildir. Ağrı, doktorun hastalığı teşhis etmesine yardım eder, öyleyse faydalıdır. O zaman kadınlar niçin ağrılar içinde doğum yapar? Niçin çok ciddi bazı hastalıklarda ağrı hiç ortaya çıkmaz? Ağrılar dört sınıfa ayrılır. İlk ikisi toplumca bilinen klasik ağrılardır. İlki, Parmağımıza inen bir çekiç darbesi sonucu duyulan ağrı. İkincisi vücudumuzun içinden kaynaklanan, romatizma, migren vb. ağrılar. Üçüncü sınıf ağrılar, tuhaf ve mantıkdışı görülen ve olaydan çok uzun bir süre sonra ortaya çıkabilen ağrılardır. Örneğin, bir kolun kesilmesinden yirmi yıl sonra olmayan kolda ağrı hissedilmesi olayları ile karşılaşılmıştır. Dördüncü sınıf ağrılar ise, doğrudan kişinin ruhsal hali ile ilgili olan hayali ağrılardır. Nedeni hayali de olsa ağrı gerçektir. Bu tip ağrıların yüzde 30'unun ilaç niyetine verilen etkisiz maddelerle giderildiği bilinmektedir. Baş ağrısını ise diğerlerinden ayrı bir yere koymak gerekir. Yapılan araştırmalara göre, baş ağrılarının ...